Eskişehir: Türkiye’nin Amsterdam’ı

Uzun zamandır Eskişehir’i görmek vardı aklımda. Türkiye’nin en yaşanılası şehirlerinden olduğunu duyuyordum hep. Çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan genç nufüs için oluşturulmuş bir şehir. Dolayısıyla enerjik, dinamik, modern bir atmosferi var. Ben de bir haftasonu planımı yaptım, planın yatmasına sebep olacak türlü aksilikler gelse de başıma neyse ki gerçekleştirebildim ve atladım trene. İstanbul’dan yaklaşık iki buçuk saat sürüyor trenle. Ben bahsi geçen aksilikler sebebiyle İzmit’ten bindim. Yaz döneminde, yani okulların kapalı olduğu bir zamanda ziyaret etmiş olmama rağmen şehir gayet hareketliydi.

eskisehir cafe

“En yaşanılası şehir” niteliğine kendimce şunu ekleyebilirim: Bir Avrupa kentini en çok andıran Türk şehri. Türkiye Avrupa olsa, Eskişehir de Amsterdam olabilir. Evet belki biraz abartı bir benzetme olabilir ama çok da yersiz değil. Porsuk çayının bir bölümüne Red Light District eklemeye bakar :D

Peki neden bu kadar sevdim Eskişehir’i?

1. İnsanlar: İnsanları genelde rahat, yardımsever, kibar ancak herkes kendi halinde. Nezaket ve yardımseverliğin seviyesi önemli bence. Bu konu derin bir toplum psikolojisi incelemesi gerektirir, benim de haddim değildir. Kısaca, biz Türk toplumu olarak çevremizdekilere bağlılığımızla övünürüz, bu güzel. Ama bu bağlılığın ve desteğin karşılığında o kişilerin hayatlarındaki her şeye burnumuzu sokma hakkı elde ettiğimizi düşünüyoruz yanlış olan kısım bu. Mahalle kültürünün yan etkisi olan mahalle baskısı gibi.

“Aşırı nezaket, kabalığın sinsi halidir” Şener Aksu.

Neyse konuya dönecek olursak Eskişehir insanı her yardım istediğimde kibarca yardımcı oldu, bunun dışında kimsenin kimseye iliştiğini, hayt höyt yaptığını görmedim.

2. Coğrafya: Arkadaşlar şehir dümdüz! Hayatının neredeyse tamamını İzmit ve İstanbul’da geçirmiş ve buna rağmen hala bisiklet sevebilen biri olarak çarşaf gibi dümdüz bir şehir bende büyük etki yarattı. Atla bisiklete her yere gidersin. Keza çok bisikletli var. Ayrıca Porsuk çayı var, şehrin göbeğinden geçiyor. Üzerindeki küçük köprüler, gondollar…

3. Şehirleşme: Şehir merkezinde güzel mekanlar, tarihi Odunpazarı evleri ve çevresindeki müzeler, modern parklar ve bunların ücretsiz ya da çok ucuz olması (müze ve parklara giriş öğrenci için 2TL)

Demir At - Eskişehir

Kısaca yaşayamıyorsanız bile en azından gidin, görün, eğlenin pişman olacağınızı sanmam.

Not: Yemek için önerilen pino burger ve çibörekte pek bi numara yok çok beklentiniz olmasın. Hosteleski diye bir hostelde kaldım. Banyo dışında gayet iyiydi, çok uygun bir fiyata kaldım. Dekorasyon güzel, kahvaltı yok.

Bu yazıyı paylaşmak istersen:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>